Görsel Etnografi Üzerine Bir Deneme

 

Keşifler Atlası belgesel dizisi yedi yıl süren ön hazırlık çalışmasıyla, beş yılı geçen prodüksiyon ve yayın süreciyle benim için yorucu ama bir o kadar da kıymetli bir deneyimdi. Atlas Dergisi’nin on yıllık yayıncılık birikiminden süzerek belirlediğim bölüm başlıkları, Anadolu kültürlerinin çeşitliliğine örnekler oluşturabilecek zenginlikteydi ve dergi yazarlarının, fotoğrafçılarının gözlemine göre de, kayıt altına alınmaları acil önemdeydi. Tanıklıklar, izler tek tek kaybolmadan bir an önce yola çıkmalıydı.   

Anadolu’nun farklı köşelerinde, farklı insan-kültür örneklerini ve coğrafya ile biçimlenmiş yaşam öykülerini belgesel nitelikte görselleştirmek üzere 1998 yılı yazı başında, beş kişilik ekibimle yola çıkarken şartlar olabildiğince açık karşımdaydı.

Sadece proje sahibi değil, yapımcı-yönetmendim. Ki bu, hem editoryal ve hem de bütçenin tasarrufunda tek yetkili olduğum anlamına geliyordu. Büyük özgürlük ve imkan demekti bir yandan. Öte yandan ise, en az dört ay boyunca evinden uzakta, sevk ve idarem altındaki dört kişilik ekiple (hepsi erkek) aynı aracın içinde gün ve geceler geçirirken birbirimize tahammül etmeyi öğrenip hem kendimizin, hem çekimlerin bekası için fiziki ve moral koşulları yaratmaya uğraşmak, 25 bin kilometrelik yolculuğumuz boyunca tanımadığımız insanların hayatlarına girip çıkmak demekti.

Bundan da önemlisi, bir yandan da ardımızda incinmiş tek bir yürek, niyetimize dair en ufak bir soru işareti bırakmadan geçip gidecektik, o hayatlardan. Sonunda ortaya koyacağımız filmler ise, tanıklıklarımızın en kapsayıcı belgesi olarak hem o insanları, hem bizi ve hem de izleyicileri tatmin edecekti. Bu duaya “amin” demekten başka seçenek yoktu zira ülkedeki ve sektördeki üretim koşulları bunu emrediyordu. En azından benim için böyleydi. Evet, erkek egemen bir iş kolunda var olmaya çalışan ilk kadın değildim elbette, ancak bunu bir de erkek egemen toplumun içine dalarak kültür gibi çok özel bir alana yanaşmaya kalkışmak, nereden bakılsa macerayla eşdeğer bir süreç demekti.    

Okumaya devam et “Görsel Etnografi Üzerine Bir Deneme”